Tanrı Dağı

30.0055.00

“Ya yaratıcı sandıklarınız aslında yok ediciyse!”

“Ben EzdaTanrı’nın yedinci günde yarattığı… Kâinatın yedi mertebesinde gerçeği arayan ve Kutsal Güneş’in ışığı peşinde süzülen Tanrıça’nın yansıması…”

“Ya yaratıcı sandıklarınız aslında yok ediciyse!”

“Ben EzdaTanrı’nın yedinci günde yarattığı… Kâinatın yedi mertebesinde gerçeği arayan ve Kutsal Güneş’in ışığı peşinde süzülen Tanrıça’nın yansıması…”

Yasak elmayı yeme cesaretini, Âdem’le Havva’nın yüreğine serpen günahkâr kimdi? Ya da Kabil’i kardeş katline sürükleyen neden?

Ruhların yedi mertebede sınava tâbi oldukları bir evrende, zıtlıkların gizemini keşfederken varlık ve hiçlik düalizminin kapılarını aralayacaksınız…

Muazzam bir tarih döngüsü ve nefis paralel kurgularıyla, Nurgül Çelebi Tanrı Dağı kitabında, aydınlanma yoluna girmiş öz benliklere evrenin sırlarını fısıldıyor, farkındalıktan henüz nasibini alamayanlara ise spiritüel bir öğreti sunuyor. Beden dünyevidir. Doğmayan ve ölmeyecek olan ise içimizdeki Tanrı özüdür. Hiçbir şey, hiç kimse ve hiçbir zaman kavramlarındaki sonsuzluk Tanrı sonsuzluğudur.

Ben’e ulaşmayı, ışık ve tek gerçekle dolmayı amaçlayanlar için mutlaka okunması gereken bir kitap.

Demet Altınyeleklioğlu

 

Kitabın Özeti:

Bu roman çalışması bir reenkarnasyon kurgusu olarak hazırlanmış olup çalışma çeşitli rakamsal ve mitsel semboller ışığında yazılmıştır. Üç ayrı zaman diliminde anlatılan olay örgüsünde romanın ana karakterleri köprü oluşturmaktadır. Karakter isimleri söz konusu sembollere uygun olarak belirlenmiş olup her biri mitoslara gönderme niteliği taşımaktadır.

Dönemin en önemli ressamlarından biri olan Jean Baptiste Van Mour’un Osmanlı kültürü ve saray yaşantısını tasvir eden yedi tablonun fısıldadığı sırlar üzerinden oluşturulan kurguda, bu tabloların isimleri kurgunun iskeletini oluşturan olaylarla doğrudan alakalıdır. Tüm dinler açısından önemli bir sembol olan güneşin ana sembol olarak işlendiği roman “geçmiş”, “şu an” ve “gelecek” olarak adlandırılmış paralel zaman dilimlerinde geçmektedir. Yaşamın tüm sırrının ifşa olduğu Tanrı Dağı ise ruhun ilahî kudrete ulaşacağı yedi mertebeden oluşan ve yedinci mertebenin üstünde göksel cennetin bulunduğu düşünülen bir zigguratın yansımasıdır. Yedi mertebe, yedi defa reenkarne olan ruhların tabi tutulacağı sınavın her bir aşamasını oluşturmaktadır. Bu sınavda ruhlar yokedici ve varedici olarak sınıflandırılmaktadır.

Roman, geçmiş yaşamlarında Lâle Devri’ne şahit olmuş ikiz kardeşler Helanie ve Eliana’nın reenkarneleri olan Hilal ve Ezda arasındaki dualite üzerine inşa edilmiştir. Yeni yaşamlarında birbirinden farklı ancak reenkarnasyon inancının bulunduğu kültürlerde yeniden bedenlenmiş olan bu iki karakter arasında ölümle neticelenen bir çekişme söz konusudur. Burada iki kardeş arasındaki kıskançlık Habil ile Kabil arasındaki kıskançlığı sorgulatan türden bir ikiliği/zıtlığı işler. Eliana karakteri Lâle Devri’nin en ateşli döneminde, isyanlarla sınanan yeniçeri ocağının sadık askerlerinden biri olan Barsbey’e âşık olmuştur. Ancak farklı dinlere mensup olmaları ve yeniçeri ocağının katı kuralları onların aşkını imkânsızlaştırmaktadır. İkisi arasında filizlenen bu aşk, Eliana’nın ikizi olan Helanie’nin de aynı yeniçeriye âşık olması sonucunda şeytan üçgenine döner. Eliana ve Barsbey’in imkânsız aşkı, Helanie’yi onların ölüm fermanını imzalayacak kadar şeytanlaştırır. Böylece Helanie’nin yolu bölükbaşı ağası Karabey ile kesişir. Yokedici bir ruha sahip olan Karabey, Patrona Halil İsyanı sırasındaki karmaşadan yararlanıp Barsbey’i öldürür. Âşık olduğu adamın ölümüne dayanamayan Eliana da ölümü tercih eder. Ancak hayat onlara birleşebilmeleri için bir fırsat daha sunar. Helanie’ye de geçmiş yaşamda yapmış olduğu hatayı telafi etmesi için yeni bir şans tanınmıştır.

Bu durum aslında Helanie olarak bedenlenmiş olan ruhun bir sınavıdır. Bu sınavı geçemeyen ruha yeniden bir şans tanınmış ve Hilal olarak bedenlenmiştir. Varedici tüm ruhların ulaşmayı hedefledikleri yedinci mertebeye ulaşabilmek için Hilal bu defa aynı hataya düşmeyecektir. Keza Eliana ve Barsbey karakterleri de yokediciler ile girişecekleri savaşta aşkın gücüyle galip gelebilmek için yeniden bedenlenmiştir. Ancak onları bekleyen kötü bir sürpriz vardır; öldürmek için dünyaya yeniden gelen Karabey, yokedici bir ruh… Onun yok etme arzusuna karşılık, var etmek için yaşayan varedici ruhların savaşına da şahit olacağınız bu roman teolojik anlamda da okuyanları düşünmeye sevk edecektir. Romanın alt metninde, evrenin, birbirine zıt olgu ve fenomenlerin oluşturduğu bir denge üzerinde var olduğu düşüncesi varedici ve yokedici olarak sınıflandırılan insanlar üzerinden anlatılmaktadır.

Kitabın düşünsel altyapısında, farklı dinlerin/dinî inançların ve evrendeki renkliliğin aslında evrensel döngünün bir parçası olduğu vurgulanmaktadır. Kitabın tasavvufi yönündeyse her ruhun, Tanrı’nın birer yansıması ve yaratıcı olduğu işlenmiştir. Evrende hiçbir şeyin yok olmadığı sadece birbirine dönüştüğü, ruhların yeniden bedenlendiği düşüncesi irdelenmiştir.

 

Sayfa Sayısı: 328
Ebat: 13,5 x 21
Kâğıt: Holman 65Gr Kitap Kâğıdı
Kapak: Amerikan – Kulaklı
İlk Baskı Yılı: Ekim 2021
Dil: Türkçe
ISBN: 978-605-74277-2-4

Nurgül Çelebi

Aslen Mardinli olan Nurgül Çelebi, 1985 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Kürtçe, Süryanice ve İbranice dillerini bilen yazar, Mardin Artuklu Üniversitesi Süryani Dili ve Kültürü Ana bilim Dalı’nda Yüksek Lisans eğitimini, Süryaniler’de Güneş ve Ay Sembolizmi isimli teziyle tamamladı. Kısa bir dönem Londra SOAS Üniversitesi’nde misafir öğrenci olarak bulunan yazar, halen Ankara Üniversitesi Dinler Tarihi Ana bilim Dalı’nda doktora eğitimini sürdürmektedir. Şu an doktora tez araştırması nedeniyle Westfälische Wilhelms-Universität Münster’de bulunan yazar, masal diyarı İstanbul’dan çok uzaklarda olmasına rağmen, karanlığın fısıltısını duymaya ve Dark İstanbul için yazmaya devam etmektedir.

Edebiyat hayatında ilk ödülünü, 2000 yılında Onur Güvener Öykü Yazma Yarışması’nda aldı.

Okuyucu incelemeleri

Rated 5 out of 5 stars
1 inceleme
4 yıldız 0 0 %
3 yıldız 0 0 %
2 yıldız 0 0 %
1 yıldız 0 0 %

1 review for Tanrı Dağı

İnceleme ekle