Bağdat Caddesi No:293 A Blok D:5 34728
Kadıköy-İstanbul

Atilla Ate Athenrio

Bize Bir Katil Lazım

Yazar: Atilla Ate Athenrio
Yayınevi: Dark İstanbul Yayınları
Sayfa Sayısı: 128
Ebat: 13,5 x 21
Kâğıt: Enso Kitap Kâğıdı
İlk Baskı Yılı: 2021
Baskı Sayısı: 1. Basım
Dil: Türkçe
ISBN: 978-625-44301-4-5

Dört tarafını aynalarla çevirmiş insan. Her yerde ve herkeste kendini görmek istiyor. Üstelik kendinden bile nefret ederken… Öldürecek ve öldürdüğünü katil ilan edecek kadar da acımasız…

Hepiniz katilsiniz!
Hem katil hem de yalancı…
Hatırlamaya çalışın,
En son kimi öldürmüştünüz?
Şu andan itibaren, her düşünceniz size karşı suç teşkil edebilir!
Bir bilet lütfen!

İlham Kaynağı:Atilla Ate Athenrio/Bize Bir Katil Lazım/Roman

Her şey İstanbul’dan Paris’e Viyana aktarmalı bir uçak yolculuğuyla başladı. Uçakta dağıtılan bir gazetenin manşetlerine göz atarken iki haber dikkatimi çekmişti. “Kendisini döven kocasının kafasını kürekle koparan kadın…” İnsanı ürpertiyor değil mi? Kadın neler yaşamış olabilirdi ki, sadece öldürmek onu rahatlatmaya yetmemişti. Kafasını kürekle koparacak kadar kin tutmuş içinde.

Diğer haber daha korkunçtu. “Kurbanın ırzına geçtikten sonra onu boğarak öldüren katil, yargılanmak için tutuklu bulunduğu hapishanede bıçaklanmış halde ölü bulundu.” Haber öyle bir dille yazılmıştı ki, hapishanede bir adamın bıçaklanarak öldürülmesi bırakın tepkiyi, sevindirici bir haber olarak sunulmuştu. Ertesi gün sosyal medyada, büyük bir çoğunluğun bunu “mutlu son” olarak yazacağına da son derece emindim. Konumuzla alakası yok ama söylemeden geçemeyeceğim. Daha sonra öldüren kişinin ifadesine ulaştım. Tek ifadeyle “Seçilmiş Kurban…” Mahkeme tamamlanmamıştı. Ne demek istediğimi anlıyorsunuz sanırım. Bu dipnot da diğer kitabın bir alt yazısı olsun.

Neyse… İki haber bana bir fikir vermişti. Tabletimi çıkardım ve başladım yazmaya. Size heyecanımı anlatamam. Tiyatro perdesinin açılışından kapanışına kadar her sahne beynimde oynuyordu ve ben yazıyordum. Hayatımın en unutulmaz yolculuğu olacaktı. İstanbul’dan kalkan uçak Viyana havaalanına indiği sırada tabletimi kapattım. Viyana’da aktarma süresi tam dört saatti. Paris uçağının kalkacağı kapıdan uzak olmayan bir kafede rahat bir yer buldum. Bir yandan kahvemi yudumlarken bir yandan yazmaya devam ettim. Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Hani göz açıp kapayıncaya kadar derler ya, aynen öyle. Evet tahmin ettiğiniz gibi, Paris uçağı çoktan kalkmıştı. O koskoca dört saat nasıl geçti bilmiyorum. Bir de günün son uçağıydı. Kendime ertesi günün sabahı için bir bilet aldım ve havaalanındaki otele gittim. Odama geçtim ve yazmaya devam ettim. Saatlerce. Gecenin sessizliği ve kafamdan ekrana dökülen bir tiyatro… Bir ara dalmışım. Sabahki uçak mı? Evet onu da kaçırdım. Ve Paris! Hemen sanatçı arkadaşlarla bir toplantı yaptık ve başladık oyunu çalışmaya. Ve sahne… Aradan birkaç yıl geçince belki de edebiyat tarihinde bir ilki yaptım. Genelde oyunlar ve filmler romanlardan dönüştürülür, bu oyun ise sahneden kitaba dönüştü. İşte “BİZE BİR KATİL LAZIM” kitabının kısa hikâyesi…