Seri Katil Efsaneleri (1) - Arkın Gelişin - Dark İstanbul
Seri Katil Efsaneleri (1) – Arkın Gelişin

Yedi Seri Katil Yalanı

1.Bölüm: “Akıl Hastaları veya Dâhi Caniler”

Benim için her şey, 2005 yılında FBI teşkilatının National Center for the Analysis of Viölent Crime, Behavioral Analysis Ünit (Davranış Analiz Birimi) tarafından düzenlenen beş günlük Seri Katil Sempozyumu’yla başladı. “Bir insan niçin seri katil olur, tetikleyen unsurlar nelerdir?” Gibi soruların konuşulduğu sempozyuma katıldıktan sonra, bir çoğumuz gibi bende de derinlemesine merak oluşturan seri katiller konusunda ne kadar az bilgi sahibi olduğumu anladım. Bu sempozyum benim için neredeyse bir aydınlanma, farkında olma etkisi yaratınca seri katiller alanındaki uzmanlığımı üst seviyelere taşıma kararı aldım.

Seri katil uzmanlarını bir araya getiren bu beş günlük sempozyumun amacı, uzmanların doğru bildikleri yanlışların farkına varmalarını sağlamanın yanında, bilgi dağarcıklarına yenilerini eklemek ve konu hakkındaki yetkinliklerini üst noktalara çıkarmaktı.

Etkinliğe katılan 135 uzmanın arasında, seri katilleri uzun süre araştıran ve onların izlerini sürerek yakalayan polis memurları, seri katil analizi yapıp bu konuda makaleler yazan akademisyenler vardı. Bunun yanında onları yargılayan ya da savunan hukuk adamları ve seri katiller hakkında haber yapmış basın mensupları da bulunuyordu.

Eşsiz olarak tanımlayacağım sempozyumda öne çıkan en önemli tespit, seri katiller hakkında yanıltıcı anekdotlar ve kurgusal tasvirin yanında, seri cinayetlerle ilgili bir dizi yanlış bilginin yaygınlaşmasıydı. Uzmanlarca yapılan analizler neticesinde seri katiller hakkında yanlış bilinen yedi ana efsane ortaya çıktı. Ancak bu efsanelere geçmeden önce, üniversitelerde gerçekleştirdiğim söyleşilerde ve konferanslarda seri katillerle ilgili olarak anlattıklarımdan başlamak istiyorum.

Yaklaşık yirmi yıldır seri katiller üzerine araştırmalar ve analizler yapıyorum. Bu çalışmalarım neticesinde seri katiller üzerine bir veri bankası geliştirdim. Bu veri bankası sayesinde, bugüne kadar yakalanmış olan seri katiller üzerinden çarpıcı istatistikler oluşturdum.

Şöyle ki:

Şu ana kadar dünya genelinde yakalanmış olan (yaklaşık olarak) 3204’ü ABD, 1200’ü ise farklı ülkelerden 4400 seri katil var.

Diğer ülkelerin dağılımına ise şöyle bir göz atalım:

İngiltere 166, Güney Afrika 117, Kanada 106, İtalya 97, Japonya 96, Almanya 85, Avustralya 81, Hindistan 80, Rusya 73, Fransa 71, Çin 57, Meksika 37, Brezilya 27, Avusturya 22, Macaristan 20, İspanya 17, Türkiye 17, Polonya 15, İskoçya 15, Hollanda 12, İsveç 12.

Bu verilere göre “seri katiller çoğunlukla ABD kültürünün eseridir!” Diyebiliriz.

Nüfus dağılımına göre seri katil/Nüfus artışı orantısı:

Bu rakamlar, ABD Polisi’nin çok daha fazla seri katil avlamayı başardığını ve bu konuda ne kadar uzman olduğunu gösterir.

Bu istatistiğe göre de seri katiller en çok 1960 ile 2000 arasında çoğalmıştır.

Ülke sıralamasına bakıldığında, seri katillerin en çok yakalandığı memleketlerin daha çok gelişmiş ülkeler olduğunu görmekteyiz. Seri katillerin artış oranı, özellikle FBI teşkilatının seri katiller konusunda uzmanlaştığı dönemi yansıtmaktadır. Ted Bundy, ABD Polis Teşkilatı için bir travma olmakla birlikte tam bir ders mahiyetindedir. Ted Bundy’nin yakalanmasının ardından (1978 sonrası) tam anlamıyla bir seri katil avı başlamıştır. Bu sebeple 1980’lerde yakalanma oranı oldukça artar. Oysa seri katiller, insanlık tarihi boyunca hep vardır.

Resmi kayıtlara göre ilk seri katil Locusta isminde bir kadındır (MS 58). Tarihin en yaşlı erkek seri katili 72 yaşındaki Ray Copeland (eşi Faye Copeland ile 5 kişiyi öldürdüler), en genç erkek seri katiliyse 9 yaşındaki Robert Dale Segee olarak kayıtlara geçer. Kadınlarda en yaşlı seri katil 66 yaşındaki Faye Copeland, en genç seri katilse 11 yaşındaki Mary Flora Bell’dir.

Genelde basında seri katil tanımlamaları yapılırken şu profil ortaya çıkar:

Beyaz tenli, Erkek, 25-30 yaş arası ve son derece yüksek IQ

Bir de gerçek verilere bakalım:

Erkek (91.4%)

Beyaz (52.4%)

25-30 yaş arası (28.6%)

Beyaz, Erkek (45.3%)

Beyaz, Erkek, 25-30 yaş (12.7%)

İstatistiklere göre seri katillerin ortalama IQ seviyesi ise sadece 95,1, şaşırdınız mı?

Tabii ki aralarında 165 IQ ile Ted Kaczynski örneği var. Ama gerçekler ve genel durum biraz farklı. 55 IQ seviyesiyle cinayet işlemiş seri katiller de var.

Seri katiller tıpkı toplumun geneli gibi nadiren deli veya dâhidir – tek gerçek ise ölümcül olmalarıdır!

Gelelim 2005 yılında gerçekleşen seri katil sempozyumunda ortaya çıkan “Yedi Seri Katil Yalanı”na.

Bu yazı dizisiyle birlikte, gerçekler ve istatistiklerle asla bağdaşmayan seri katil efsanelerine hep birlikte göz atalım.

Hem haber hem de eğlence medyasında sunulan seri katillerin sansasyonel görüntüleri, ya psikoz gibi zayıflatıcı bir akıl hastalığına sahip olduklarını ya da ikonik film Kuzuların Sessizliği‘ndeki Hannibal Lecter gibi ölümcül ama çılgın dâhiler olduklarını gösteriyor.

Bu iki klişenin hiçbiri tam olarak doğru değil. Bunun yerine, seri katillerin Sosyopati veya Amerikan Psikiyatri Birliği (APA-American Psychiatric Association) tarafından Akıl Hastalığı olarak kabul edilmeyen Psikopati gibi Antisosyal Kişilik Bozukluğu sergileme olasılığı çok daha yüksektir.

APA tarafından 2013 yılında yayınlanan Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’nın (DSM-V-The Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) beşinci baskısı, Antisosyal Kişilik Bozuklukluğu (ASPD-Antisocial Personality Disorder) başlığı altında hem Sosyopati hem de Psikopati olgularını listeler. Bu bozukluklar, aralarında kafa karışıklığına yol açan birçok ortak davranışsal özelliği paylaşır. Sosyopatların ve psikopatların paylaştığı temel özellikler şunları içerir:

•       Kanunlara ve sosyal törelere saygısızlık

•       Başkalarının haklarına saygısızlık

•       Pişmanlık veya suçluluk duygusundan yoksun olmak

•       Şiddet içeren davranışlar sergileme eğilimi

Çok az seri katil, ceza ve adalet sistemi tarafından deli olarak kabul edilecek kadar zayıflatıcı bir akıl hastalığından muzdariptir. O kişiyi hukuken deli olarak sınıflandırabilmek için, gerçekleştirdiği eylemin (olay anında) yasaya aykırı olduğunu anlayamaması gerekir. Ve bu oran, tüm suçlular arasında sadece %1’dir. Deliliğin bu yasal sınıflandırması o kadar katı ve dardır ki aslında çok az seri katil buna dâhildir.

Ted Bundy, John Wayne Gacy ve Dennis Rader (BTK-Bind, Torture, Kill ‘Bağla, İşkence et, Öldür’) gibi psikopatik seri katiller, kurbanlarını öldürme sürecindeyken cinayetin yasa dışı olduğunun tamamen farkındadırlar. Doğruyu ve yanlışı anlamaları, suçlarını engellemez. Çünkü Bundy, Gacy ve Rader gibi psikopatların ezici bir öldürme arzusu ve zorlaması vardır. Bu da ceza yasasını cezasız bir şekilde görmezden gelmelerine neden olur.

Yakalanan seri katillerin avukatları, çok nadir de olsa onların zihinsel olarak yetersiz olduklarını ispatlamaya girişirler. Bu katiller adına delilik savunmasını yine nadiren kullanırlar. Bu durum, deliliğin, çoğu psikopatik katil için geçerli olmayan son derece dar olan yasal tanımından kaynaklanmaktadır.

Şeytan tarafından ele geçirilen ve ev sahibinin köpeği tarafından öldürme talimatı aldığını iddia eden meşhur Sam’ın Oğlu-David Berkowitz bile, 1977’de tutuklanmasının ardından cinayetlerinden yargılanmaya yetkili bulundu.

Seri katillerin zekâsı tamamen bir mite dayanır. Seri katillerin kurnaz, suç dâhileri olduğuna dair popüler bir kültür klişesi oluşmuştur. Bu klişe televizyonda, kitaplarda ve filmlerde eğlence medyası tarafından yoğun bir şekilde desteklenmektedir. Özellikle Hollywood, 1995’te çok ses getiren Se7en isimli filmdeki John Doe gibi bir dizi dâhi seri katil yarattı. John Doe, kolluk kuvvetlerini alt eden, adaletten kaçan ve şeytani planında başarılı olan dâhi bir seri katilin klişesini temsil ediyor.

Dâhi seri katilin görüntüsü çoğunlukla bir Hollywood icadıdır. Gerçek seri katiller genellikle benzersiz veya istisnai entelektüel becerilere sahip değillerdir. Gerçek şu ki, IQ testi yaptıran çoğu seri katil, sınırda ve ortalamanın üzerinde zekâ arasında puan almıştır. Bu puanlar da genel nüfusla çok tutarlıdır.

Yaygın mitin aksine seri katilleri başarılı kılan yüksek zekâ değildir. Bunun yerine seri katillerin tespit edilmeden uzun süreler boyunca faaliyet göstermesini sağlayan şey soğukkanlı, takıntılı, titiz ve planlama konusunda becerikli psikopatik kişiliğe sahip olmalarıdır.

Bu yazımda, seri katil istatistiklerinden ve “Yedi Seri Katil Yalanı”nın ilk bölümü olan Akıl Hastaları veya Dâhi Caniler den söz ettim. Bir sonraki yazımda diğer efsaneleri anlatacağım. Görüşmek dileğiyle…

Arkın Gelişin

Yorum (0)


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. zorunlu alanlar işaretlendi *