Derya Ergün İle "Sinemada Makyaj Sanatı" Üzerine Konuştuk | Özlem Ertan - Dark İstanbul
Derya Ergün İle “Sinemada Makyaj Sanatı” Üzerine Konuştuk | Özlem Ertan

Başka Biri Olabilirsin!

Edebiyat, resim ve belli bir ölçüye kadar müzik, bireysel olarak vücuda getirilen sanatlardır. Ancak sahne eserleri ve sinema söz konusu olduğunda iş değişir. Zira bu alanlar ekip çalışmasını gerektirir. Bir sinema filminin ortaya çıkması için ne kadar çok insanın emek verdiğini, yaratıcı sürece katıldığını düşündünüz mü hiç? Senarist metni yazar, yönetmen öykünün nasıl ele alınıp yorumlanacağını belirler, kast direktörü senaryodaki karakterler için en uygun oyuncuları bulur. Tabii ki bu listeyi paragraflar boyunca uzatmak mümkün, ama şimdi esas konumuz bu değil, makyaj.  

Makyaj hem sahne sanatlarının hem de sinemanın başat öğelerinden biri. Tam da bu yüzden dünyanın her tarafında makyajın gerçek bir sanat olduğu kabul edilir. Tabii ki burada gündelik hayatta yapılandan değil, sinema ve sahne makyajından bahsediyorum. Diyelim ki film çekeceksiniz, eğer ekibinizde iyi bir makyaj artisti bulunmuyorsa yapacağınız işin inandırıcılığı büyük oranda zedelenir ve atmosfer yaratımında başarısız olursunuz. Çünkü makyaj sanatçısı, dünyada bilinen ismiyle “make-up artist”, yapacağı çalışmayla oyuncunun filmin geçtiği döneme ve sosyal çevreye ait görünmesini sağlamakla kalmaz, onun performansını daha iyi göstermesine de imkân tanır. 

Makyajla bir insanın ifadesini, yüzünün şeklini değiştirmek de mümkündür; onu yaşlandırmak ya da gençleştirmek de… Tabii ki make-up artistlerinin yapabildikleri bunlarla sınırlı değil. Son derece gerçekçi yara ve dikiş izleri de oluşturabilirler, sizi canavara ya da fantastik bir yaratığa da çevirebilirler. Yeter ki ellerinde gerekli malzemeler olsun. Bu tarz dönüşümler protez makyaj (prosthetics make-up) denen çalışmayla gerçekleştirilir ve protez heykelleme, kalıplama, döküm teknikleri kullanılarak oyuncunun yüzü tamamen değiştirilebilir. 

Her yapımda önemli olmakla birlikte tarihî ve fantastik filmlerde, korku sinemasında, hatta bilimkurguda makyaj çok daha görünür bir unsur olarak karşımıza çıkar. Fantastik film denince ilk akla gelen örneklerden ‘Yüzüklerin Efendisi’ni ele alalım. Çok sağlam bir makyaj ekibi olmasaydı normal insanları Ork’lara, Elf’lere, hatta Hobbit’lere dönüştürmek nasıl mümkün olurdu? Peki ya tarihî filmler: Make-up artistinin titiz ve özenli çalışmasıyla yaptığı dönem makyajı olmasa izleyebilir miydiniz bu tür yapımları? Hele belli tarihsel kişiliklerin beyazperdeye yansıtıldığı biyografik filmlerde makyajın değeri yadsınamaz. Eğer oyuncunun yüz yapısı da müsaitse iyi bir make-up artisti, oyuncuyu VIII. Henry’ye de çevirebilir, Albert Einstein’a da Freddie Mercury’ye de… Bu açıdan bakıldığında makyaj artistinin yaratım süreci ressamın ve heykeltıraşınkinden pek de farklı değildir. 

Makyaj konusunda böyle uzunca bir girişin yazılmasına, Türkiye’nin en büyük ve dünya çapında make-up artist Derya Ergün vesile oldu. Zira kırk yılı aşkın süredir sinema ve sahne makyajı yapan Derya Ergün, darkistanbul.com’un ilk konuklarından biri.

Derya Ergün Kimdir?

Ankara Devlet Konservatuarı makyaj bölümünden mezun olan Derya Ergün, meslek hayatına 1977’de Ankara Devlet Tiyatrosu’nda başladı. Akabinde ise İstanbul Devlet Opera Balesi’ne geçti. Bu kurumdan emekli olan sanatçı, opera ve balenin fantastik atmosferini sanatçılara yaptığı makyajlarla destekledi. Bu arada kendini geliştirmek için yurtdışında çalışmalara katıldı. Avusturya’daki Viyana Balesi, İngiltere’deki Royal Academy başta olmak üzere pek çok önemli kurum tarafından eğitim programlarına davet edildi. Her yıl İngiltere’de yapılan Make-up artists trade showlara katılarak mesleki bilgisini her daim güncelledi. Hâlâ uluslararası workshop programlarını takip ediyor.  Special effect, tipleme, body painting ve peruka konusunda da uzman olduğu için çalıştığı projeler çeşitlilik gösteriyor. 

Derya Ergün, pek çok projede sadece makyaj sanatçısı olarak değil, süpervizör olarak da yer aldı, saç-makyaj tasarımı da yaptı. Alanında Türkiye’nin ilk sırada anılanıdır. Aynı zamanda eğitmen olan sanatçı, Derya Ergün Make-Up Akademi’de yaklaşık 20 yıldır aday sanatçılar yetiştiriyor. Bunun yanında üniversitelerde de eğitim veriyor. Derya Ergün’ün, saç-makyaj tasarımcısı veya süpervizör olarak yer aldığı filmler arasında Hacıvat Karagöz Neden Öldürüldü, Eşkıya, Güz Sancısı, Mavi Gözlü Dev, Kısık Ateşte 15 Dakika, İftarlık Gazoz, Ayla, Halam Geldi, Sen Aydınlatırsın Geceyi, Fatih, Cingöz Recai, Yağmur: Kıyamet Çiçeği, Mucize I, Düğün Dernek I ve II, Çalgı Çengi, Kolonya Cumhuriyeti, Deli Aşk, Beş Şehir, İtirazım Var, Baskın, Ammar, Canavar Gibi, Kurtlar Vadisi: Filistin, Kurtlar Vadisi: Gladyo, Sen Kiminle Dans ediyorsun, Manda Yuvası, Kutsal Damacana, Son Mektup, Dersimiz Atatürk, Bu Son Olsun, Uzun İnce Bir Yol, Jin, Old Clock, Börü, Hadi İnşallah, Sadece Sen, Deli Aşk ve Çırak var. Derya Ergün’ün, saç-makyaj tasarımcısı veya süpervizör olarak yer aldığı televizyon dizileri arasında Yaşamayanlar, Poyraz Karayel, Söz, İşler Güçler, Avlu, Can Kırıkları, Benzemez Kimse Sana, Sanatımızın Hatıra Defteri, No:309, Yahşi Cazibe, Yuvamdaki Düşman, Kalbim Ege’de Kaldı, Bana Baba Dedi, Müjgan Bey, Bu Şehir Arkandan Gelecek, Efsane Aslanlar gibi yapımlar var. 

Tabi ki tüm meslek ve sanat hayatı bu kadarla bitmiyor. Hepsini sıralamak için ayrı bir liste yapmayı göze almak yerine bazılarını da sanatçımızın kendi anlatımı ile sizlere ulaştırmak istedik. Bunun için usta sanatçı Derya Ergün’le bir kahve sohbeti yaparak sizlerle paylaşıyoruz.

Derya Ergün, Türkiye’de sinema ya da sahne makyajı denince ilk akla gelen isim ve alanında dünya çapında bir sanatçı. Üzerinde çalıştığı yüzü tuval gibi kullanan, oyuncuların farklı karakterlere bürünebilmesinde önemli rolü bulunan Ergün, sayısını hatırlamadığı kadar çok filme make-up artist olarak katkı sağladı. Yaklaşık 20 yıldır ise aynı zamanda eğitmenlik yaparak sektöre yeni makyaj sanatçıları kazandırıyor. 

Geçen yaz Adana Altın Koza Film Festivali’nde Orhan Kemal Emek Ödülü’nü alan Ergün’le makyaj sanatının incelikleri, meslek yaşamı ve sinema üzerine konuştuk

Özlem Ertan: Makyaj sanatıyla tanışmanız nasıl oldu?

Derya Ergün: Babam tiyatroda çalıştığı için sahneyle küçük yaşta tanıştım. Çocukken hem okuyor hem de Ankara Devlet Tiyatrosu’nda figüranlık yapıyordum. O zaman makyaj ve kostüm atölyeleri de tiyatro binasındaydı. İşin o kısmını çok sevdim ve konservatuarda makyaj bölümüne girdim. İki yıllık eğitim süreci vardı o zaman. Ancak asıl bilgimi yurt dışında gittiğim okullar, katıldığım seminerler ve workshoplar sayesinde edindim.  

Özlem Ertan: Ankara’daki iki senelik eğitim sürecinin ardından süreç nasıl gelişti? 

Derya Ergün: Okulu bitirince İstanbul Devlet Opera ve Balesi’ne tayinimi istedim. Ondan sonra opera-bale, tiyatro, sinema makyajını bir arada götürdüm. Bale eserlerinde işlenen konular masalsı, fantastik. O yüzden istedim opera-bale makyajı yapmayı. Orada yaptığım çalışmaların meslek hayatımda bana çok büyük katkısı oldu. Çünkü balede yaratıcılığınızı, hayal gücünüzü kullanıyorsunuz. Zorlanıyorsunuz, araştırma yapıyorsunuz, kendinizi geliştiriyorsunuz ister istemez. Dünyadaki bütün önemli makyaj artistlerinin sahne geçmişi vardır. Tabii bu arada yurt dışında da çalışmalara iştirak ettim. Münih Operası’nda, Royal Academy’de eğitim aldım. Bir de makyaj dalında Oscar ödülü kazanmış sanatçıların ders verdiği workshoplar’a katıldım.

Özlem Ertan: Sahnede karakter makyajı çok önemli, değil mi?

Derya Ergün: Tabii ki öyle, ama sinemada da mühimdir karakter makyajı. Tiyatroda oyuncu sahnede olduğu için ufak tefek dokunuşlarla, boyalarla halledebilirsiniz karakter makyajını. Ancak sinemada yakın çekim söz konusu olduğundan bu iş daha önemli hale geliyor. Atatürk makyajını sahnede boyalarla çözebilirsiniz mesela. Sinemada ise bu yetmiyor, daha detaylı çalışmanız, başka malzemelere de başvurmanız gerekiyor.

Özlem Ertan: Ne tür malzemeler bunlar?

Derya Ergün: Bıyıklar, sakallar, peruklar, yüzdeki dolgular… Protez de uygulanıyor bazen. Oyuncunun yüzünde bir makyaj sanatçısı çalıştığında iş yaklaşık beş saat sürüyor. O yüzden yurt dışında dört kişi çalışır aynı yüzde. O zaman süre bir buçuk saate iner. Oyuncunun yüz yapısının karaktere elverişli olması da önemli. 

 

Özlem Ertan: Opera-baleden sinema sektörüne geçişiniz nasıl oldu? 

Derya Ergün: Tarık Akan’ın başrol oynadığı 1978 yapımı ‘Maden’ filmiyle girdim sinemaya. Daha önce de setlerde bulunmuştum, ama o filmin tamamında görev aldım. Sonra reklamlarda da çalıştım. Akabinde de diziler başladı. Şu an dizilerde makyaj süpervizörlüğü yapıyorum. Yani tipolojiyi oturtup gerisini ekibe bırakıyorum. Efekt plastik olunca işe dahil oluyorum. Mesela korku ya da yara ve benzeri efektlerin gerekli olduğu aksiyon filmlerinde…

Özlem Ertan: Çok sinema filminde yer aldınız. Bunlar arasında hatırınızda kalan, yaratıcılığınızı en iyi şekilde kullandığınızı düşündüğünüz, sizin açınızdan özel yapımlar var mı?

Derya Ergün: Bütün filmler benim için çok önemli. O yüzden isim veremiyorum. Hepsi de mükemmel olsun diye çok çaba sarf ederim. Ancak benzetmelerden unutamadıklarım var. Mesela Nebil Özgentürk’ün ‘Sanatımızın Hatıra Defteri’ diye bir belgeseli vardı. Orada Tarık Akın’ı birebir Atilla İlhan yaptım. Yine aynı yapımda Güven Kıraç’ı Aziz Nesin’e dönüştürdüm. Benzetmede çok iyi olduğum için böyle işlerin sonucunu gördüğümde mutluluk duyuyorum. Atatürk makyajı da yaptım çeşitli işlerde. Bir programda da Nebil Özgentürk’ü Levent Kırca’ya benzettim. Levent Kırca da konuktu aynı yapımda. Yan yana geldiklerinde ikisini birbirinden ayırt etmek mümkün olmadı. Sosyal sorumluluk projesi niteliğindeki bir reklam filminde Metin Oktay’ı birinin canlandırmasını istediler. Ben de o kişiye Metin Oktay makyajı yaptım. Sosyal medyada inanılmaz ilgi çekti bu benzetmem. 

Özlem Ertan: Bir filme başlarken, tipolojiyi belirlerken nasıl bir çalışma yapıyorsunuz?

Derya Ergün: Bu işte uzun yıllarım geçtiği için tipoloji meselesinde uzmanım artık. Tecrübe çok büyük katkı sağlıyor insana. Yönetmenler, “Sen benim hayatımı kurtarıyorsun” diyor. Tipolojiyle ilgili sorunlarını çözüyorum çünkü. Bir de çok iyi insan gözlemi yaparım ben. Oyuncunun yüzüne bakıp senaryoyu okuduğum zaman iş biter.  Aktörden ya da aktristen makyajı yapılırken rolünü oynamasını isterim. O karakterini canlandırırken ben makyaj yaparım. Bu bana çok yardımcı oluyor. 

Özlem Ertan: Bir röportajınızda “Ressam cansız tuvalle çalışır, biz canlı tuvalle” demişsiniz.

Derya Ergün: Doğru. Onlar düz bir kâğıda üç boyut vermeye çalışıyorlar, bizde ise üç boyut hazır. Ancak bizde yapılan hatanın geri dönüşü kötü oluyor. Ressamlar kâğıda çizdiklerini silip yeniden yapabilirler. Biz sildiğimizde makyaj yaptığımız insanın güvenini ciddi ölçüde zedelemiş oluruz.  

Özlem Ertan: Her eğitimini alan insan plastik makyaj yapabilir mi?

Derya Ergün: Yetenekliyse, teknolojiyi iyi takip eder ve malzemeyi eline alıp oynarsa yapabilir. Yetenek çok önemli. Bir de işini sevmek, araştırmak.

Özlem Ertan: Makyaj dünyaca kabul edilmiş bir sanat dalı. Oscar Ödülleri’nde ana kategorilerden biri.  Türkiye’de de bu işin önemli bir sanat olduğu bilinci oluştu mu?

Derya Ergün: Türkiye’de de artık farkındalar. O yüzden iyi işler çıkıyor. Ciddi bir rekabet var çünkü. Maddi anlamda külfetli yalnız. 

 

Özlem Ertan: Dünya sinemasında makyajıyla sizi en çok etkileyen film hangisi?

Derya Ergün: Mesela Benjamin Button’ın Tuhaf Hikâyesi’ndeki makyaj çok etkilemiştir beni. Oyuncuyu nasıl yaşlandırıyorlar, gençleştiriyorlar orada. Aktörün saatlerce oturup yüzüne makyaj yapılmasını beklediğini düşünün. Gerçi Batı’da CGI denen ve bilgisayarla oluşturulan görüntüler de işe çok destek oluyor ve orada maliyeti Türkiye’deki kadar yüksek değil. Her şeyi makyaj artistine yüklemiyorlar. Normal yüzü canavara dönüştürüyorlar, CGI kullanarak. Bununla birlikte makyaj artisti yine alt yapıyı hazırlıyor tabii. CGI’la her şeyi yapabiliyorlar. Filmi düz arazide çekiyor, arkaya hareketli resim koyuyorlar. Gerçek gibi görünüyor her şey. Hollywood sinemasında makyaj artisti o kadar zorlanmıyor. Bizse zorlanıyoruz ki, CGI’a fazla para harcanmasın. İşi büyük oranda makyajla çözmeye çalışıyoruz.

Yorum (0)


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. zorunlu alanlar işaretlendi *